Sporda cinsiyet ayrımcılığı, ücret ve çalışma şartları eşitsizliği belki hiç olmadığı kadar gündemde. ABD Kadın Milli Futbol Takımının cinsiyet ayrımcılığı yüzünden ABD Futbol Federasyonu’na açtığı dava da tartışmaları yeniden alevlendirdi. UCI Kadınlar World Tour'da sezonun ilk yarışlarının koşulduğu bugünlerde bisikletteki durumu Betül Usta kaleme aldı.

Cinsiyet ayrımcılığı ve ücret eşitsizliği genelde tenisle gündeme gelen bir konu. Kadın - erkek tüm sporcuların mücadele ettiği turnuvalar ekranda yer alıp, sporcular neredeyse eşit yayın süresi bulabilirken hâlâ ücretlerde eşitsizlik olması sıkça gündeme geliyor. Son yıllarda bu konu, hokeyden futbola kadar pek çok sporda yüksek sesle konuşulur hale geldi. UCI Kadınlar World Tour'da 2019 sezonu, geçtiğimiz hafta Strade Bianche ile başladı. 22 Ekim’e kadar biri ABD, ikisi Çin ve geri kalanı Avrupa’da olmak üzere 22 yarış daha yapılacak. Takvimin ilk ayağı Strade Bianche, Toscana'da erkekler yarışıyla aynı zorlu parkurda koşuldu. TV’de yayın imkânı da bulan yarışta para ödüllerinin erkekler yarışına göre farkı ise ciddi anlamda büyük. Erkeklerin kazanan ismi, takım arkadaşlarıyla 16.000 euro paylaşırken toplam ödül de 40.000 euro seviyesinde. Kadınlarda ise yarışın galibi sadece 2.256 euro alırken toplamda dağıtılan ödül miktarı 10.260 euro... Cyclingnews’e konuşan Strade Bianche Yarış Direktörü Mauro Vegni, iki yarış arasındaki para ödülü farkının hâlâ fazla olduğunu bildiklerini, ama eskisinden çok daha iyi durumda olduğunu söyledi. Kadınlar yarışı için ödül miktarını bu sene ikiye katladıklarından bahseden Vegni, harcamalar için takımlara ödedikleri miktarı da erkekler Pro-Continental takımları seviyesine ulaşıncaya kadar arttırmayı planladıklarını ekledi. Britanya Kadınlar Turu’nda, Tour Down Under ve UCI Dünya Şampiyonaları’nda kadınlara eşit para ödülü verilse de, Vegni’ye göre kadınlar yarışının getirileri erkek yarışları kadar olmadığı sürece eşit ödüller mümkün değil. Eşit televizyon hakları ve reklam gelirleriyle bunun gerçekleşebileceğini savunan yarış direktörü için, erkek yarışlarından gelen gelirin bir kısmıyla kadın yarışlarının seviyesini yükseltme ve tam bir eşitliği sağlama fikri makul görünmüyor. Bu senenin Strade Bianche kazananı, daha önce Giro Rosa ve pist bisikleti dünya şampiyonu olan Annemiek van Vleuten, konuyla ilgili geçen sene verdiği röportajda, “Kadınların daha fazla ücret alması gerekiyor. Peletondaki tüm sporcuların iyi para kazanıp, başka işlerde çalışmaları gerekmeksizin sadece yarışmalarını istiyorum.” dedi. Televizyon yayınlarının çok önemli olduğuna dikkat çeken şampiyon sporcu, canlı yayınların kadınlar ile erkekler yarışları arasındaki ücret farkını kapatabileceğini umduğunu belirtti. Van Vleuten, organizatörlerin kadın yarışlarını zorlamayla değil, bu yarışların ne kadar ilgi gördüğüne bakarak düzenlemeleri ve yarış sayısını çoğaltmaları hâlinde ücret farkının da azalacağını ifade etti. Dünya şampiyonu ve geçen senenin Strade Bianche şampiyonu Anne van der Breggen ise, organizasyon şartlarının iyileştirilmesinin ücret konusundan daha öncelikli olduğunu düşünüyor. Dağ bisikleti de yapan sporcu, ücretlerin orada eşit olduğunu ve aynı işi yaptığı erkek meslektaşlarıyla aynı parayı kazanmanın kendisini iyi hissettirdiğini söylüyor. Yine de organizasyonların eşit şartlarda ve iyi şekilde düzenlenmesinin daha önemli olduğunu ve eşitlik konusunda ücretlerin daha sonra konuşulması gerektiğini belirten van der Breggen, iyi organize edilen yarışların yayınlandıkça daha çok insana ve daha çok sponsora ulaşarak kadınların da kısa sürede erkeklerle eşit para ödülüne sahip olabileceğini vurguladı. Yayın yoksa eşitlik de yok Ücretlerin hemen veya zamanla düzelmesini savunan sporcuların da, eşit gelirler olmadan eşitliğin mümkün olamayacağını söyleyen isimlerin de buluştuğu nokta, televizyon yayınları. Dünya şampiyonaları, Tour of Flanders, La Course gibi belli başlı yarışlar dışındaki birçok kadın yarışı canlı yayın imkanı bulamıyor. Televizyon yayınının olmaması, ücret eşitsizliğinin ana noktası. Bu yüzden World Tour kapsamındaki yarışların canlı veya banttan televizyon yayınının olması, UCI tarafından şart koşulan konulardan. Bu sayede geçen yıl 23 yarışın 15’i televizyonda yayın şansı buldu. UCI Başkanı David Lappartient, geçen yıl UCI World Tour organizasyonu başladığından beri yayın saatlerinin ikiye katlandığını ve seyirci sayısının da buna oranla arttığını açıkladı. Yine de yayın sorunu tam olarak çözülmüş değil. Bu sene 30. yaşını kutlayacak Giro Rosa, kadın bisikletinin en önemli çok günlük yarışlarından. Bu sene de canlı yayınlanmayacak olan 10 etaplı yarış, kısa bant kayıtlarıyla seyirciyle buluşacak. Bu kadar büyük ve önemli bir organizasyonun bile canlı yayın şansı bulamıyor olması, ücret miktarındaki makasın açık kalmasına sebep oluyor. Yeni bir nefes Bisiklette eşitsizlik tartışmaları sürerken olumlu şeyler de olmuyor değil. Dünyada ilk defa, var olan bir erkek yarışından türetilmeyip kadınlara özel tasarlanan bir tur düzenlenecek bu sene İskoçya’da. UCI yarış takvimine eklenen ilk İskoçya Turu 9-11 Ağustos tarihlerinde koşulacak. Bu yarışın bir diğer özelliği de, sporcuların aynı şartlarda koşulan başka erkek yarışlarındaki ödül miktarının aynısını kazanacak olmaları. Organizatörler bu sayede hem İskoçya tanıtımına katkı vermeyi, hem kadın bisikletine yeni bir soluk getirmeyi, hem de genç kadın sporculara gelecek için umut aşılamayı umuyor. Halkın ve televizyon seyircisinin yoğun ilgi göstermesi beklenen tur, gelecekte planlanacak kadın yarışları için de öncü niteliğini korumayı hedefliyor. Bisiklette kadın sporcular için hâlâ düzeltilmesi gereken eşitsizliklikler olsa da durumun iyiye gidiyor olduğu da bir gerçek. Pelotondaki ücret miktarı en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda. Yayın sürelerinin arttığı, takvime yeni yeni yarışların eklendiği ve -şimdilik yeterli olmasa da- umut veren gelişmelerin yaşandığına tanık oluyoruz. Bu girişimlerin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı veya kadınların erkek meslektaşlarıyla eşit şartlara kavuşup kavuşamayacağını zaman gösterecek.